Rüyalar Neden Bu Kadar Gerçekçi Gelir?
Kısa cevap
Rüyalar gerçekçi gelir, çünkü beyin rüya sırasında görme, duyma ve hareket duygusunu uyanıklıkta kullandığı ağların önemli bir kısmıyla içeriden üretir. Aynı anda mantıksal denetim ve öz farkındalıkla ilişkili ön beyin bölgelerinin etkinliği azalır. Bu nedenle rüyada olağandışı olaylar sorgulanmaz ve deneyim, uyanınca bile bir süre gerçek gibi hissedilebilir.
Uyandığınızda kalbiniz hâlâ hızlı atıyor olabilir. Rüyada yaşadığınız tartışmanın öfkesi, kaybettiğiniz birine sarılmanın sıcaklığı ya da bir uçurumdan düşmenin korkusu, gözlerinizi açtıktan sonra bile birkaç dakika sizinle kalır. Bazen bir rüyanın gerçekten yaşanıp yaşanmadığından emin olamaz, bir arkadaşınıza "bunu sana söylemiş miydim?" diye sorarsınız. Rüyaların bu kadar inandırıcı olması rastlantı değildir. Beyin araştırmaları, rüyanın gerçek gibi gelmesinin ardında yatan mekanizmalar hakkında bugün oldukça ayrıntılı ipuçları sunuyor.
Rüyalar neden gerçek gibi hissettirir?
Uyanıkken gördüğümüz dünya, aslında gözlerimizden ve kulaklarımızdan gelen sinyallerin beyinde işlenmesiyle oluşan bir modeldir. Rüyada ise bu sinyallerin büyük kısmı kesilir. Buna rağmen beyin aynı modeli içeriden kurmaya devam eder. Nir ve Tononi'nin derlemesi bu durumu, çevreden kopmuş bir beynin kendi başına bütün bir bilinç dünyası yaratabilmesi olarak özetler ve rüyanın zihinsel imgeleme mi, yoksa algıya mı daha yakın olduğunu bilimin temel sorularından biri olarak tartışır.1
Rüyadaki deneyimin gerçeklik hissi, kısmen bu deneyimin uyanık algıyla aynı beyin bölgelerinden beslenmesinden kaynaklanır. Siclari ve arkadaşlarının çalışmasında, rüyada yüz görmek ya da konuşmak gibi belirli içerikler, uyanıkken aynı içerikleri işleyen bölgelerdeki etkinlikle ilişkili bulundu.2 Yani rüyada bir yüz "gördüğünüzde", beyninizin yüzleri tanıyan kısımları da gerçekten çalışıyor olabilir.
Bu nedenle rüya, gözlerimizi kapatıp bir şey hayal etmekten farklıdır. Hayal kurarken imgeler soluk ve kontrol edilebilirdir. Rüyada ise sahne kendiliğinden belirir, tam renkli ve üç boyutludur, üstelik bizi içine alır.
Rüya sırasında beynin "gerçeklik denetimi" neden gevşer?
Uyanıkken bir şeyin tuhaf olduğunu fark etmemizi sağlayan, büyük ölçüde beynin ön kısmındaki prefrontal korteksin çalışmasıdır. Bu bölge planlama, mantıksal çıkarım, çalışma belleği ve kendimizi dışarıdan değerlendirme gibi işlevlerle ilişkilidir. Maquet ve arkadaşlarının PET çalışmasında, REM uykusu sırasında dorsolateral prefrontal korteksin geniş bir alanında etkinliğin belirgin biçimde azaldığı görüldü. Buna karşılık duygularla ilişkili amigdala ve ön singulat korteks etkinleşiyordu.3
Bu tablo, rüyanın neden "eleştirisiz" yaşandığını açıklamaya yardım eder. Rüyada uçabildiğimizi, ölmüş bir yakınımızla konuştuğumuzu ya da yıllar önce mezun olduğumuz okulda sınava girdiğimizi sorgulamayız. Fox ve arkadaşlarının karşılaştırmalı analizi de rüyanın, uyanıkken zihnin dalıp gittiği anlarla birçok ortak özellik taşıdığını; ancak REM uykusunda yürütücü işlevlerle ilişkili prefrontal bölgelerin, uyanık zihin gezinmesindekinden bile daha fazla devre dışı kaldığını bildirdi. Her iki durumda da "şu an ne yaptığımın farkındayım" diyebildiğimiz üst farkındalık belirgin biçimde zayıflar.4
Rüyadaki tuhaflıkları neden fark etmeyiz?
Rüyalar çoğu zaman mekânların birbirine geçtiği, kişilerin bir anda başka birine dönüştüğü, zamanın sıçradığı deneyimlerdir. Uyanınca bunları anlatırken güleriz; ama rüya sırasında genellikle hiçbir şey garip gelmez. Bunun bir nedeni, yukarıda anlatılan denetim kaybıdır. Bir diğer nedeni ise beynin, eldeki parçalardan sürekli tutarlı bir hikâye kurmaya çalışmasıdır.
Uyanıklıkta da beyin, eksik bilgiyi tahminlerle tamamlar. Rüyada bu tamamlama işlemi, dış dünyadan gelen düzeltici bilgi olmadan sürer. Eski eviniz bir anda iş yerinize dönüştüğünde beyin bunu bir hata olarak işaretlemek yerine hikâyeyi bu yeni duruma uyarlar. Sonuç, içeriden bakıldığında tutarlı, dışarıdan bakıldığında ise oldukça tuhaf bir deneyimdir.
Rüyanın malzemesi de bu gerçeklik hissini besler. Rüyalar uydurulmuş bir dünyadan değil, kendi anılarımızdan, tanıdığımız yüzlerden, bildiğimiz mekânlardan ve yaşadığımız duygulardan örülür. Malinowski ve Horton'un çalışması, rüyaların büyük çoğunluğunun yaşanmış deneyimlerden parçalar taşıdığını, ancak bunları birebir tekrar etmek yerine yeni birleşimlerle sunduğunu gösterdi.5 Tanıdık parçalar, sahneyi inandırıcı kılar.
Rüyadaki duygular neden bu kadar yoğundur?
Rüyaların gerçekçiliğini en çok hissettiğimiz an, çoğu zaman duyguların yükseldiği andır. Korku, kaygı, sevinç ya da öfke, rüyada uyanıklıktakinden daha keskin yaşanabilir. Bunun bir açıklaması, REM uykusunda amigdala ve ilişkili duygusal ağların etkin olmasıdır.3 Duyguları düzenleyen ve yumuşatan prefrontal denetim zayıfladığında, duygusal tepkiler daha yalın ve daha güçlü ortaya çıkabilir.
Bu duygular uyanıştan sonra da kısa bir süre devam eder. Beden, rüyada yaşanan korkuya ya da heyecana gerçek bir tepki verir; kalp hızlanabilir, terleme olabilir. Bu bedensel izler, rüyanın gerçekten yaşandığı izlenimini güçlendirir. Kabuslardan sonra bir süre yatakta oturup sakinleşme ihtiyacı duymamızın nedeni de budur.
Beyin bir tür sanal gerçeklik makinesi mi?
Bazı araştırmacılar bu soruya olumlu cevap verir. Allan Hobson, REM uykusunu beynin dünyanın sanal bir modelini kurduğu bir "ön-bilinç" hali olarak tanımlar. Ona göre bu sanal model, uyanık bilincin gelişmesine ve sürdürülmesine hizmet ediyor olabilir; rüyaların bu kadar gerçekçi olması da bu modelin ayrıntılı ve kapsamlı olmasından kaynaklanır.6
Bu görüşe göre rüya, beynin uyanıklıkta sürekli yaptığı bir işi, yani dünyayı modellemeyi, duyulardan gelen bilgi olmadan sürdürmesidir. Bu yaklaşım ilgi çekici olsa da kuramsal düzeydedir ve rüyanın böyle bir işlevi olup olmadığı araştırmacılar arasında tartışmalıdır. Diğer bazı yaklaşımlar, rüyanın gerçekçiliğini belirli bir işlevin değil, uyku sırasında çalışmaya devam eden beyin ağlarının doğal bir sonucu olarak görür.7
En gerçekçi rüyalar neden sabaha karşı görülür?
Pek çok kişi en canlı, en hikâyeli ve en "gerçek" rüyalarını sabaha karşı gördüğünü söyler. Bunun fizyolojik bir açıklaması vardır. Gecenin ilk yarısında derin uyku ağırlıktadır; gece ilerledikçe REM dönemleri uzar ve sabaha doğru en uzun haline ulaşır.8 Uzun REM dönemleri, daha ayrıntılı ve daha kesintisiz sahnelerin yaşanmasına zemin hazırlar.
Ayrıca sabah saatlerinde uyku daha hafifler ve kendiliğinden ya da alarmla uyanma olasılığı artar. Bir REM döneminin ortasında uyanmak, rüyanın tüm canlılığıyla hatırlanmasını sağlar. Gecenin başında görülen rüyalar da canlı olabilir; ama ardından gelen saatler boyunca uyku devam ettiği için çoğu zaman unutulur. Böylece hatırladığımız rüyalar arasında sabah rüyalarının payı orantısız biçimde büyür ve "en gerçekçi rüyalar sabah görülür" izlenimi doğar.
Bu durum, sabaha karşı görülen rüyalara geleneksel kültürde ayrı bir önem verilmesiyle de ilginç bir paralellik taşır. Ancak bilimsel açıdan buradaki fark, rüyanın niteliğinden çok, uyku yapısından ve hatırlama koşullarından kaynaklanır.
Rüya ile gerçeği karıştırmak normal mi?
Ara sıra bir rüyayı gerçek bir anı sanmak ya da uyandıktan sonra birkaç saniye nerede olduğunu kestirememek oldukça yaygındır. Özellikle sıradan, günlük hayata benzeyen rüyalar, yani bir arkadaşla konuşmak, bir mesaj almak ya da işe gitmek gibi, sonradan gerçek bir olayla karıştırılabilir. Bunun nedeni, bu tür rüyaların gerçek anılarla aynı malzemeden yapılmış olması ve beynin bir anının nereden geldiğini her zaman kaydetmemesidir.
Bazı kişiler rüya içinde uyandığını görür, yataktan kalkar, dişlerini fırçalar ve ancak gerçekten uyandığında bunun da bir rüya olduğunu fark eder. Bu deneyime "sahte uyanış" denir ve rüyaların ne kadar inandırıcı olabildiğinin çarpıcı bir örneğidir.
Rüya ile gerçeği ayırt etmekte süreklilik gösteren bir güçlük, uyanıkken de algı karışıklıkları ya da gerçek olmayan sesler, görüntüler yaşanıyorsa durum farklıdır. Bu tür belirtiler sık tekrarlıyor ve günlük yaşamı etkiliyorsa bir hekime ya da ruh sağlığı uzmanına başvurmak gerekir.
Rüya gördüğümüzü fark ettiğimizde ne değişir?
Bazen rüyanın içinde "bu bir rüya" diye fark ederiz. Bu duruma bilinçli (lucid) rüya denir. Dresler ve arkadaşlarının EEG ve fMRI kayıtlarını birleştiren vaka çalışmasında, bilinçli rüya sırasında normalde REM uykusunda devre dışı kalan prefrontal ve paryetal bölgelerin yeniden etkinleştiği gözlendi.9 Bu bulgu, gerçeklik denetiminin geri gelmesiyle beynin ön bölgelerinin yeniden devreye girmesi arasındaki bağı destekliyor.
Baird, Mota-Rolim ve Dresler'in derlemesi de bilinçli rüyayı, REM uykusunun canlı algı dünyası ile uyanıklığın öz farkındalığının bir araya geldiği melez bir bilinç hali olarak ele alır.10 İlginç olan şudur: Bilinçli rüyada kişi rüyada olduğunu bilse de deneyim gerçekçiliğini çoğu zaman kaybetmez. Bu, rüyanın gerçeklik hissinin büyük ölçüde algı sistemlerinden, "bunun gerçek olmadığını bilme" yeteneğinin ise ayrı bir sistemden geldiğini düşündürür.
Sık sorulanlar
Rüyada acı hissedilir mi?
Rüyada acı hissetmek mümkündür ama uyanıklıktaki kadar sık ve yoğun değildir. Rüyada en sık görme, duyma ve hareket duyuları yaşanır. Acı, koku ve tat daha seyrek bildirilir.
Rüyadaki kişilerin yüzleri neden bu kadar net?
Rüyalar tanıdık yüzlerden, mekânlardan ve anılardan örülür ve beyin bu içerikleri uyanıklıkta kullandığı bölgelerle işler. Bu nedenle tanıdık birinin yüzü rüyada oldukça canlı görünebilir; ancak yüzler rüya sırasında bir başkasına dönüşebilir.
Gerçekçi rüyalar bir şeyin işareti mi?
Bilimsel açıdan rüyanın gerçekçiliği, beynin uyku sırasındaki işleyişiyle ilgilidir ve geleceğe dair bir işaret sayılmaz. Gerçekçi rüyalar stresli dönemlerde ve sabaha karşı uzayan REM dönemlerinde daha sık hatırlanabilir.
Rüyanın gerçek olduğunu sanmamak için ne yapabilirim?
Uyanınca birkaç saniye nerede olduğunuzu kontrol etmek ve önemli bir rüyayı not ederken bunun bir rüya olduğunu yazmak karışıklığı azaltır. Uyanıkken de gerçeklikle ilgili sürekli kafa karışıklığı yaşıyorsanız bir uzmana danışın.
İlgili semboller
Kaynakça
- Nir Y, Tononi G. (2010). Dreaming and the brain: From phenomenology to neurophysiology. Trends in Cognitive Sciences, 14(2), 88-100. Kaynağa git
- Siclari F, Baird B, Perogamvros L, ve ark. (2017). The neural correlates of dreaming. Nature Neuroscience, 20(6), 872-878. Kaynağa git
- Maquet P, Péters JM, Aerts J, ve ark. (1996). Functional neuroanatomy of human rapid-eye-movement sleep and dreaming. Nature, 383(6596), 163-166. Kaynağa git
- Fox KCR, Nijeboer S, Solomonova E, Domhoff GW, Christoff K. (2013). Dreaming as mind wandering: Evidence from functional neuroimaging and first-person content reports. Frontiers in Human Neuroscience, 7, 412. Kaynağa git
- Malinowski JE, Horton CL. (2014). Memory sources of dreams: The incorporation of autobiographical rather than episodic experiences. Journal of Sleep Research, 23(4), 441-447. Kaynağa git
- Hobson JA. (2009). REM sleep and dreaming: Towards a theory of protoconsciousness. Nature Reviews Neuroscience, 10(11), 803-813. Kaynağa git
- Domhoff GW, Fox KCR. (2015). Dreaming and the default network: A review, synthesis, and counterintuitive research proposal. Consciousness and Cognition, 33, 342-353. Kaynağa git
- Sleep Foundation. Stages of Sleep: What Happens in a Normal Sleep Cycle? Kaynağa git
- Dresler M, Wehrle R, Spoormaker VI, ve ark. (2012). Neural correlates of dream lucidity obtained from contrasting lucid versus non-lucid REM sleep: A combined EEG/fMRI case study. Sleep, 35(7), 1017-1020. Kaynağa git
- Baird B, Mota-Rolim SA, Dresler M. (2019). The cognitive neuroscience of lucid dreaming. Neuroscience & Biobehavioral Reviews, 100, 305-323. Kaynağa git
Bu yazı Rüya Nedir Yayın Kurulu tarafından hazırlanmış, en son tarihinde gözden geçirilmiştir. Hata ya da eksik bildirin.
Aynı konudan: Rüya Bilimi
Tümü- Rüya BilimiRüyalar ve Duygular: Rüyada Hissettiklerimiz Ne Anlatır?Rüyalarda korkudan sevince kadar uyanık hayattaki duyguların neredeyse tamamı yaşanabilir. Araştırmalar, rüyayı görenler kendi…6 dk okuma
- Rüya BilimiNeden Rüyalarımı Hatırlamıyorum? Unutmanın NedenleriRüyaları hatırlamamak son derece yaygındır ve çoğu zaman rüya görülmediği anlamına gelmez. Uyku sırasında…5 dk okuma
- Rüya BilimiRüya Nedir, Nasıl Oluşur? Bilimin Bugün BildikleriRüya, uyku sırasında yaşanan ve çoğunlukla görsel, duygusal ve hikâye benzeri bir akışı olan…6 dk okuma
- Rüya BilimiRüya Görmemek Normal mi, Tehlikeli mi?Rüya görmemek çoğu durumda normaldir; aslında "rüya görmüyorum" diyenlerin büyük kısmı rüya görür ama…5 dk okuma