Bir Rüya Ne Kadar Sürer? Rüyada Zaman Algısı

  • Rüya Bilimi
  • 5 dk okuma
  • Son güncelleme
  • Rüya Nedir Yayın Kurulu

Kısa cevap

Bir rüyanın süresi birkaç saniyeden yarım saati aşan uzunluğa kadar değişebilir. REM dönemleri gecenin başında yaklaşık on dakika sürer, sabaha doğru bir saate kadar uzar. Laboratuvar çalışmaları, rüyadaki zamanın çoğu zaman gerçek zamana yakın aktığını; ancak rüyada hareket gerektiren eylemlerin uyanıklıktakinden daha uzun sürdüğünü gösteriyor.

Rüyada bütün bir günü, hatta yılları yaşamış gibi hissedip uyandığınızda saatin yalnızca birkaç dakika ilerlediğini fark ettiğiniz oldu mu? Ya da tam tersine, uzun bir rüyanın aslında birkaç saniyelik bir an olduğunu düşündünüz mü? Rüyada zamanın nasıl aktığı, felsefecilerin ve yazarların yüzyıllardır ilgisini çeken bir soru. Uyku laboratuvarları ise bu soruya ölçülebilir cevaplar aramaya 1950'lerde başladı. Bu yazıda bir rüyanın gerçekte ne kadar sürdüğünü, gece boyunca kaç rüya gördüğümüzü ve rüyadaki zamanın gerçek zamanla nasıl karşılaştırıldığını anlatıyoruz.

Bir rüya ortalama ne kadar sürer?

Bu sorunun tek bir cevabı yoktur, çünkü rüyaların başlangıcı ve sonu keskin çizgilerle belirlenemez. En güvenilir dolaylı ölçü, rüya için en elverişli evre olan REM dönemlerinin süresidir. Gecenin başındaki REM dönemleri genellikle yaklaşık on dakika sürer; gece ilerledikçe bu dönemler uzar ve sabaha doğru bir saate kadar çıkabilir.1 Tipik bir gecede dört ila altı REM dönemi yaşanır.2

Bu, sabaha karşı görülen bir rüyanın yarım saati aşkın sürebileceği anlamına gelir. Ancak uzun bir REM dönemi içinde tek bir kesintisiz hikâye mi, yoksa birbirine geçen birkaç ayrı sahne mi yaşandığını bilmek zordur. Birçok kişinin anlattığı "önce bir düğündeydim, sonra kendimi okulda buldum" türünden geçişler, uzun bir REM döneminin birden fazla bölümden oluşabildiğini düşündürür.

Uyku araştırmacılarının tahminlerine göre ortalama bir insan gecede toplam yaklaşık iki saatini rüya görerek geçirir.1 Buna REM dışı uykuda görülen daha kısa rüyalar da eklenmelidir; REM dışı uykudan yapılan uyandırmaların ortalama yarısında da bir tür zihinsel içerik bildirilir.3 Kısacası, hatırladığımız bir iki sahne, gece boyunca yaşanan rüya deneyiminin yalnızca küçük bir parçasıdır.

Bir gecede kaç rüya görürüz?

Kesin bir sayı vermek mümkün değildir; ama her REM dönemi en az bir rüya için fırsat yaratır ve REM dışı evrelerde de daha kısa rüyalar görülebilir. Bu yüzden gecede birkaç rüya görmek olağandır. Sabah bunların genellikle yalnızca sonuncusu, o da kısmen hatırlanır.

Bunun nedeni, rüyanın belleğe kaydedilmesi için kısa bir uyanış gerekmesidir. Lyon'da yapılan bir laboratuvar çalışması, bir rüyanın uzun süreli belleğe aktarılabilmesi için gereken uyanış süresinin yaklaşık iki dakika olabileceğini öne sürdü.4 Gece boyunca yaşanan rüyaların büyük kısmı bu fırsatı bulamadan kaybolur.

Rüyanın süresi ilk kez nasıl ölçüldü?

1957'de William Dement ve Nathaniel Kleitman, rüya süresi konusundaki ilk sistemli deneylerden birini yaptı. Gönüllüleri REM dönemine girdikten beş ya da on beş dakika sonra uyandırıp rüyalarının ne kadar sürdüğünü tahmin etmelerini istediler. Katılımcıların büyük çoğunluğu iki süreyi doğru biçimde ayırt edebildi; anlattıkları rüyaların uzunluğu da REM döneminin süresiyle ilişkiliydi.5

Bu bulgu, o dönemde yaygın olan bir inanışa meydan okuyordu. O inanışa göre rüyalar, uyanmadan hemen önceki bir iki saniyede, bir anda "yaratılıyordu". Dement ve Kleitman'ın sonuçları ise rüyanın zaman içinde, adım adım yaşanan bir deneyim olduğunu düşündürdü.

Rüyada zaman gerçek zamanla aynı mı akar?

Bu soruyu sınamanın en zarif yolu bilinçli (lucid) rüyalardır. Bilinçli rüyada kişi rüya gördüğünün farkındadır ve önceden kararlaştırılmış bir göz hareketi işaretiyle, örneğin gözlerini sola, sağa, sola, sağa çevirerek, rüyanın içinden dışarıya mesaj gönderebilir. REM uykusunda kaslar gevşek olsa da göz kasları çalıştığı için bu işaretler göz hareketi kayıtlarında açıkça görülür.6

Bu yöntemle yapılan erken çalışmalarda, katılımcıların rüyada ona kadar saymasının uyanıkken saymakla yaklaşık aynı süreyi aldığı bulundu. Ancak Alman spor bilimcisi Daniel Erlacher ve arkadaşlarının çalışmaları daha ilginç bir ayrıntıyı ortaya çıkardı: Rüyada çömelme hareketi yapmak, uyanıkken yapmaya göre yaklaşık yüzde 40 daha uzun sürüyordu.7

Erlacher ve ekibi 2014'teki çalışmalarında bu farkı daha ayrıntılı inceledi. Deneyimli bilinçli rüya görenlerden rüyada 10, 20 ve 30'a kadar saymalarını, 10, 20 ve 30 adım yürümelerini ve kısa bir jimnastik hareketi yapmalarını istediler. Üç görevde de rüyadaki süre daha uzundu; ancak fark yalnızca hareket gerektiren görevlerde, yani yürümede ve jimnastikte anlamlıydı. Görev uzadıkça fark orantısız biçimde büyümüyordu ve daha karmaşık bir hareket daha fazla uzamaya yol açmıyordu.7

Araştırmacılar bu uzamanın, REM uykusunda kaslardan geri bildirim gelmemesinden ya da bu evrede sinirsel işlemin yavaşlamasından kaynaklanabileceğini öne sürdü. Yani rüyadaki zaman, büyük ölçüde gerçek zamana yakın akar; ama rüyada bedenimizi kullanmak biraz daha "ağır" işler.

Rüyalar neden bazen çok uzun, bazen çok kısa gelir?

Rüyada yaşanan zaman ile rüyanın kapsadığı zaman aynı şey değildir. Bir rüyada yıllar geçtiğini hissetmek, o yılların tek tek yaşandığı anlamına gelmez. Tıpkı bir romanın birkaç sayfasında on yılın atlanabilmesi gibi, rüya da sahneler arasında sıçrar; aradaki süre yaşanmaz, yalnızca "bilinir". Uyandığımızda bu bilgi, gerçekten uzun bir süre geçmiş gibi bir izlenim bırakır.

Bazı araştırmalar, tuhaf ve olağandışı rüyaların gerçekte olduğundan daha uzun sürmüş gibi algılanabildiğini de bildirmiştir.1 Bunun tersi de olur: Bir alarm sesiyle aniden bölünen bir rüya, birkaç saniyelik bir an gibi hatırlanabilir. Çünkü hatırladığımız, rüyanın tamamı değil, uyanış anında belleğe kaydedilebilen son parçasıdır.

Duygular da zaman algısını etkiler. Korku ya da heyecan içeren bir sahne, uyanıklıkta olduğu gibi rüyada da daha uzun ve daha ayrıntılı hatırlanabilir. Kabuslar bu yüzden çoğu zaman olduğundan daha uzun sürmüş gibi gelir.

Alarm sesinin rüyaya karıştığı anlar ne anlatır?

Pek çok kişi, çalan alarmın rüyada bir telefon zili, kilise çanı ya da yangın alarmı olarak duyulduğunu deneyimlemiştir. Bu durum, dış uyaranların rüyaya dahil edilebildiğini gösterir. Bazen kişi, alarmın sesine "uygun" bir hikâyenin zaten bir süredir sürdüğünü hisseder ve bu da rüyanın uyanmadan hemen önce bir anda kurulduğu inanışını besler.

Ancak laboratuvar bulguları rüyaların genellikle zaman içinde ilerlediğini gösterdiği için, bu deneyimin daha olası açıklaması şudur: Beyin, gelen sesi var olan rüya hikâyesine hızla yerleştirir ve uyanış anında bu birleşim, sanki sesin hikâyenin en başından beri planlanmış bir parçasıymış gibi hatırlanır. Rüyanın bu esnekliği, onun ne kadar hızlı ve yaratıcı işleyebildiğini gösterir.

Bu esneklik araştırmalarda bilinçli olarak da kullanılıyor. 2021'de dört ayrı laboratuvarın ortak yürüttüğü bir çalışmada, REM uykusunda bilinçli rüya gören 36 kişiye dışarıdan basit sorular ve matematik işlemleri iletildi. Katılımcılardan altısı, rüyanın içindeyken özel göz hareketleri ve yüz kası kasılmalarıyla toplam 29 kez doğru cevap verdi.8 Bu deneyler, rüyanın dış dünyayla zamansal olarak eşleşebilen, gerçek zamanlı bir deneyim olduğunu bir kez daha gösterdi.

Rüyanın süresi hakkında neyi hâlâ bilmiyoruz?

Rüya süresiyle ilgili bilgilerimizin büyük kısmı dolaylı ölçümlere dayanır. REM döneminin ne kadar sürdüğünü kayıtlardan kesin olarak biliriz; ancak bu sürenin tamamında rüya görülüp görülmediğini, rüyanın tam olarak ne zaman başlayıp ne zaman bittiğini doğrudan ölçemeyiz. Sleep Foundation'ın derlemesi de REM süreleri ile gerçek rüya uzunluğunun birebir örtüşüp örtüşmediğini söylemenin zor olduğunu vurgular.1

İkinci sınırlılık, zamanla ilgili en ayrıntılı deneylerin bilinçli rüya gören küçük gruplarla yapılmış olmasıdır. Erlacher'in çalışmalarında her koşulda beş ila sekiz katılımcı yer alıyordu.7 Bilinçli rüyadaki zaman algısının sıradan rüyalarla aynı olup olmadığı da tam olarak bilinmiyor; çünkü sıradan rüyada kişi zamanı ölçmeye çalışmaz, yalnızca yaşar.

Üçüncüsü, uyanış anındaki anlatım kendi başına bir çarpıtma kaynağıdır. Rüyayı anlatırken boşlukları doldurur, sahneleri sıraya koyar ve hikâyeyi uyanık mantığımızla düzeltiriz. Bu nedenle "rüyam saatlerce sürdü" ya da "bir an sürdü" gibi izlenimler, rüyanın kendisinden çok, onu nasıl hatırladığımızla ilgilidir.

Bu sınırlar, rüya biliminin yanlış yolda olduğunu göstermez; aksine, hangi bilginin ne kadar sağlam olduğunu bilmemizi sağlar. Şimdilik söyleyebileceğimiz en güvenli şey şudur: Rüyalar dakikalar ölçeğinde yaşanan, zamana yayılmış deneyimlerdir ve gecenin ilerleyen saatlerinde uzarlar.

Sık sorulanlar

Rüya birkaç saniye mi sürer?

Bazı rüyalar, özellikle uykuya dalarken görülen imgeler, gerçekten birkaç saniye sürebilir. Ancak REM dönemlerinde görülen rüyalar çoğunlukla dakikalarca sürer. Sabaha doğru uzayan REM dönemlerinde yarım saati aşabilir.

En uzun rüyalar gecenin hangi saatinde görülür?

En uzun rüyalar genellikle gecenin ikinci yarısında, özellikle sabaha karşı görülür. Bu saatlerde REM dönemleri en uzun haline ulaşır. Sabah hatırladığımız ayrıntılı rüyaların çoğu da bu döneme aittir.

Rüyada geçen bir gün gerçekte ne kadar sürer?

Rüyada bütün bir gün yaşanmış gibi hissedilse de bu sürenin tamamı yaşanmaz. Rüya sahneler arasında atlar ve aradaki zaman yalnızca bilinir. Gerçek süre, içinde bulunulan REM döneminin uzunluğuyla sınırlıdır.

Rüyada zaman neden yavaşlar ya da hızlanır?

Duygular, sahne geçişleri ve rüyanın tuhaflığı zaman algısını etkiler. Bilinçli rüya deneyleri saymanın gerçek zamana yakın aktığını, hareket gerektiren eylemlerin ise rüyada daha uzun sürdüğünü gösteriyor.

İlgili semboller

Kaynakça

  1. Sleep Foundation. How Long Do Dreams Last? Kaynağa git
  2. Sleep Foundation. Stages of Sleep: What Happens in a Normal Sleep Cycle? Kaynağa git
  3. Nielsen TA. (2000). A review of mentation in REM and NREM sleep: "Covert" REM sleep as a possible reconciliation of two opposing models. Behavioral and Brain Sciences, 23(6), 851-866. Kaynağa git
  4. Vallat R, Lajnef T, Eichenlaub JB, ve ark. (2017). Increased evoked potentials to arousing auditory stimuli during sleep: Implication for the understanding of dream recall. Frontiers in Human Neuroscience, 11, 132. Kaynağa git
  5. Dement W, Kleitman N. (1957). The relation of eye movements during sleep to dream activity: An objective method for the study of dreaming. Journal of Experimental Psychology, 53(5), 339-346. Kaynağa git
  6. Baird B, Mota-Rolim SA, Dresler M. (2019). The cognitive neuroscience of lucid dreaming. Neuroscience & Biobehavioral Reviews, 100, 305-323. Kaynağa git
  7. Erlacher D, Schädlich M, Stumbrys T, Schredl M. (2014). Time for actions in lucid dreams: Effects of task modality, length, and complexity. Frontiers in Psychology, 4, 1013. Kaynağa git
  8. Konkoly KR, Appel K, Chabani E, ve ark. (2021). Real-time dialogue between experimenters and dreamers during REM sleep. Current Biology, 31(7), 1417-1427. Kaynağa git

Bu yazı Rüya Nedir Yayın Kurulu tarafından hazırlanmış, en son tarihinde gözden geçirilmiştir. Hata ya da eksik bildirin.

Aynı konudan: Rüya Bilimi

Tümü