Rüyada Gördüğünüz Kişiye Anlatmalı mısınız? Rüyayı Paylaşmanın Psikolojisi

Kısa cevap

Rüyada gördüğünüz kişiye rüyanızı anlatmak çoğu zaman yakınlık ve sohbet yaratır. Araştırmalar rüya paylaşmanın ilişkideki yakınlıkla ve dinleyenin empatisiyle ilişkili olduğunu gösteriyor. Yine de rüyanın karşı tarafta kaygı uyandırıp uyandırmayacağını düşünmek gerekir. Dinî gelenek de rüyanın seven ve iyi niyetli kişilere anlatılmasını tavsiye eder.

"Dün gece rüyamda seni gördüm" cümlesi, çoğu insanın hem söylemek hem duymak istediği bir cümledir. Ama rüyanın içeriği her zaman bu kadar masum değildir: bir arkadaşınızın size küstüğünü, partnerinizin sizi terk ettiğini ya da annenizin hastalandığını görmüş olabilirsiniz. Böyle bir rüyayı o kişiye anlatmalı mısınız? Bu yazıda rüya paylaşmanın psikolojisini, araştırmaların bu konuda söylediklerini ve dinî gelenekteki "rüya anlatma adabını" bir araya getirerek bu soruya pratik bir cevap arıyoruz.

İnsanlar rüyalarını neden başkalarına anlatır?

Rüya anlatmak, neredeyse her kültürde görülen gündelik bir davranıştır. Schredl ve Schawinski'nin (2010) çalışması, rüya paylaşma sıklığının kişiden kişiye belirgin biçimde değiştiğini, kadınların rüyalarını erkeklerden daha sık paylaştığını ve rüyalarını sık hatırlayan kişilerin onları daha sık anlattığını gösterdi.1 Bu son bulgu sezgisel olarak da anlaşılırdır: hatırlanmayan rüya anlatılamaz.

Olsen, Schredl ve Carlsson'un (2013) çalışması ise insanların rüyalarını çoğunlukla partnerleri, aileleri ve yakın arkadaşları gibi kendilerine yakın kişilerle paylaştığını ve paylaşmanın ilişkideki yakınlıkla ilişkili olduğunu bildirdi.2 İnsanlar rüyalarını eğlence için, rüyayı anlamak için ya da rüyanın uyandırdığı duygudan kurtulmak için anlatabilir. Yani rüya paylaşmak çoğu zaman bir bilgi aktarımından çok, bir yakınlık jestidir.

Rüya paylaşmak ilişkileri nasıl etkiler?

Son yıllarda bu konuda ilginç bir araştırma hattı gelişti. Blagrove ve arkadaşlarının (2019) çalışmasında rüya paylaşma sıklığı, kişilerin empati düzeyiyle ilişkili bulundu. Aynı çalışmanın ikinci bölümünde katılımcılar, bir başkasının rüyasını yapılandırılmış bir grup yöntemiyle dinleyip üzerine düşündü; bu süreçten sonra dinleyenlerin rüya sahibine karşı empati düzeylerinin arttığı görüldü.3

Blagrove ve arkadaşları (2021), bu bulgulardan yola çıkarak rüyaların bir işlevinin paylaşılmak ve bu yolla insanlar arasında empatiyi güçlendirmek olabileceğini tartışır.4 Bu bir kuramdır ve henüz geniş çapta kanıtlanmış değildir; ama rüya anlatmanın neden bu kadar yaygın ve neden çoğu zaman yakınlaştırıcı olduğuna dair düşündürücü bir açıklama sunar.

Rüyanın birlikte düşünülmesinin rüya sahibine de katkı sağlayabildiği biliniyor. Edwards ve arkadaşlarının (2013) çalışmasında, rüyalarını yapılandırılmış bir grup tartışmasında ele alan katılımcılar yüksek düzeyde kişisel içgörü kazandıklarını bildirdi.5

Dinî gelenekte rüya kime anlatılır?

İslam geleneğinde rüya paylaşmak olağan bir pratiktir. TDV İslâm Ansiklopedisi'nin "Rüya" maddesine göre Hz. Peygamber sabah namazından sonra sahâbîlere rüya görüp görmediklerini sorar, güzel rüyaların anlatılmasını hoş karşılardı.6Hadislerle İslâm da onun zaman zaman kendi rüyalarını ashâbıyla paylaştığını aktarır.7

Ancak gelenek, rüyanın kime ve nasıl anlatılacağı konusunda belirgin tavsiyelerde bulunur. Ebû Saîd el-Hudrî rivayetine göre hoşa giden rüya anlatılabilir. Hoşa gitmeyen rüyanın ise kimseye anlatılmaması tavsiye edilir (Buhârî, Ta'bîr, 3).8Hadislerle İslâm, rüyanın kıskançlığa ya da düşmanlığa yol açmaması için rüya sahibini seven kişilere anlatılmasının öğütlendiğini ve rüyanın bilge ya da samimiyetle öğüt verebilecek kişilere anlatılması gerektiğini bildiren rivayeti aktarır (Tirmizî, Rü'yâ, 7).9

Kur'an'daki Yûsuf kıssası bu adabın en bilinen örneğidir. Diyanet Kur'an Portalı'ndaki tefsire göre Hz. Yâkub, oğlu Yûsuf'u rüyasını kardeşlerine anlatmaması için uyarmıştır. Çünkü kardeşlerin rüyayı duyunca kıskanıp ona zarar vermesinden endişe etmiştir.10 Hem psikoloji hem gelenek aynı noktada buluşur: rüya, onu dinleyen kişiyle olan ilişkinin içinde anlam kazanır.

Rüyada gördüğünüz kişiye rüyanızı anlatmalı mısınız?

Tek bir doğru cevap yok, ama şu üç soru karar vermenize yardım edebilir:

  1. Rüya karşı tarafta nasıl bir duygu uyandırır? Birlikte güldüğünüz bir anı, sevdiğiniz bir yerde geçirilen bir gün ya da tuhaf ama zararsız bir sahne çoğu zaman güzel bir sohbet başlatır. Ölüm, hastalık, kaza ya da ihanet içeren bir rüya ise karşı tarafta gereksiz kaygı uyandırabilir.
  2. Bu rüyayı neden anlatmak istiyorum? Yakınlık kurmak, birlikte gülmek ya da rüyanın bıraktığı duygudan kurtulmak için mi? Yoksa rüyayı karşı tarafa dolaylı bir mesaj vermek için mi kullanıyorum? İkincisi çoğu zaman yanlış anlaşılmaya yol açar.
  3. Bu kişiyle ilişkim bu paylaşımı kaldırır mı? Yakın bir arkadaşa anlatılan tuhaf bir rüya eğlenceli olabilir. Yeni tanıştığınız bir iş arkadaşına anlatılan aynı rüya rahatsızlık yaratabilir.

Örneğin rüyanızda bir yakınınızın öldüğünü gördüyseniz bunu ona "bir şey olacak, dikkat et" diye anlatmak, hem gereksiz kaygı yaratır hem de rüyaların geleceği bildirmediği gerçeğiyle örtüşmez. Böyle bir rüya çoğu zaman o kişiye duyduğunuz bağlılığı ve onu kaybetme korkunuzu yansıtır. Anlatmak istiyorsanız, rüyanın ayrıntısından çok uyandırdığı duyguyu paylaşmak daha nazik bir yoldur: "Rüyamda seni kaybettiğimi gördüm, uyanınca ne kadar değerli olduğunu düşündüm."

Rüyayı karşı tarafı incitmeden nasıl anlatabilirsiniz?

Rüyanızı paylaşmaya karar verdiyseniz, birkaç basit ilke sohbetin iyi geçmesine yardım eder:

  • Rüyayı rüya olarak sunun. "Rüyamda şöyle bir şey gördüm, çok tuhaftı" demek, anlatılanın bir gerçeklik iddiası olmadığını baştan belli eder.
  • Kendi duygunuzdan söz edin. "Sen beni terk ettin" yerine "rüyamda terk edildiğimi hissettim" demek, karşı tarafı suçlamadan duygunuzu paylaşmanızı sağlar.
  • Yorum dayatmayın. Rüyanın ne anlama geldiğine dair kesin hükümlerden kaçının. Karşı tarafın rüyaya kendi bakışını eklemesine alan bırakın.
  • Zamanlamaya dikkat edin. Gergin bir anda, kalabalık bir ortamda ya da karşı tarafın zor bir dönem geçirdiği günlerde ağır bir rüyayı anlatmak yerine daha uygun bir an beklemek iyi olabilir.

Rüyayı paylaştığınız kişi de dinleyen olarak bir rol üstlenir. Merakla dinlemek, yorumu hemen hazır bir anlama bağlamamak ve "sen ne hissettin?" diye sormak, rüyanın her iki taraf için de anlamlı bir sohbete dönüşmesini sağlar.

Çocuğunuz rüyasını anlattığında nasıl dinlemelisiniz?

Çocuklar rüyalarını çoğu zaman büyük bir heyecanla ya da korkuyla anlatır. Bu anlar, çocuğun duygularını ifade etmeyi öğrendiği değerli fırsatlardır. Rüyayı hemen yorumlamak ya da "sadece rüyaydı, unut" diyerek geçiştirmek yerine merakla dinlemek, "rüyada ne hissettin?" diye sormak ve çocuğun anlattıklarını ciddiye aldığınızı göstermek, onun kendini anlaşılmış hissetmesini sağlar.

Korkutucu bir rüyadan sonra çocuğa güvende olduğunu hissettirmek ilk önceliktir. Bazı aileler, çocuğun kabusun sonunu kendi istediği gibi değiştirerek yeniden anlatmasını ya da çizmesini bir oyuna dönüştürür; bu, çocuğun rüya karşısında kendini daha güçlü hissetmesine yardım edebilir. Kabuslar sık tekrarlıyor, çocuk uyumaktan korkuyor ya da gündüz davranışlarında belirgin değişiklikler görülüyorsa bir çocuk hekimine danışmak iyi olur.

Rüyayı sosyal medyada paylaşmanın bir sakıncası var mı?

Bir rüyayı birkaç yakın kişiye anlatmakla onu herkese açık bir platformda paylaşmak aynı şey değildir. Rüyada adı geçen kişiler, paylaşımı gördüklerinde rahatsız olabilir ya da rüyayı kendileri hakkında bir ima gibi algılayabilir. Ayrıca rüyalar çoğu zaman en özel kaygılarımızı ve ilişkilerimizi yansıtır; bunları yabancılarla paylaşmak, sonradan pişmanlık duyulacak bir açıklık yaratabilir. Gelenekteki "rüyayı seven ve iyi niyetli kişilere anlatma" tavsiyesi, bu açıdan bugün de anlamlı bir ölçü sunar.

Partnerinizi ya da eski sevgilinizi rüyada görmek nasıl paylaşılır?

Romantik ilişkilerde rüya paylaşmak ayrıca hassastır. Partnerinizin sizi aldattığını görmek ya da rüyanızda eski bir sevgiliyle karşılaşmak, uyandığınızda suçluluk ya da huzursuzluk bırakabilir. Bu rüyalar oldukça yaygındır ve çoğu zaman ilişkideki güven, bağlılık ya da geçmişle hesaplaşma gibi duygularla ilişkilendirilir. Bir gerçeğin habercisi değildir.

Böyle bir rüyayı paylaşıp paylaşmamak, ilişkinizin dinamiğine bağlıdır. Bazı çiftler için bu tür rüyaları gülerek anlatmak güveni pekiştirir. Bazıları içinse gereksiz bir kıskançlık kaynağı olabilir. Paylaşmaya karar verirseniz, rüyayı bir itiraf ya da suçlama gibi değil, uykuda yaşanan tuhaf bir deneyim gibi anlatmak ve rüyanın sizde bıraktığı duyguyu açıkça söylemek en sağlıklı yoldur.

Partneriniz size böyle bir rüya anlattığında ise savunmaya geçmek yerine merak göstermek ilişkiye iyi gelir. "Bu rüya sende ne bıraktı?" ya da "son zamanlarda seni kaygılandıran bir şey var mı?" gibi sorular, rüyayı bir tartışma konusundan çıkarıp birbirinizi daha iyi anlamanın bir yoluna dönüştürebilir.

Sık sorulanlar

Rüyada gördüğüm kişi de beni rüyasında görmüş olabilir mi?

Böyle tesadüfler yaşanabilir, ama iki kişinin birbirini rüyasında görmesi birbirine bağlı bir olay olduğu anlamına gelmez. Yakın ilişkilerde insanlar birbirini sık düşündüğü için birbirlerinin rüyalarında da sık görünmeleri beklenebilir.

Bir kişiyi rüyamda sık görüyorsam ona söylemeli miyim?

Bu, rüyaların içeriğine ve ilişkinize bağlıdır. Sık görülen bir kişi çoğu zaman uyanıkken düşündüğünüz ya da duygusal bağ kurduğunuz biridir; paylaşmadan önce bunun karşı tarafta nasıl karşılanacağını düşünmek iyi olur.

Kötü bir rüyayı rüyadaki kişiye anlatmak doğru mu?

Dinî gelenekte hoşa gitmeyen rüyanın anlatılmaması tavsiye edilir. Gündelik hayat açısından da kaygı uyandıracak ayrıntıları paylaşmak yerine, rüyanın sizde uyandırdığı duyguyu nazikçe dile getirmek çoğu zaman daha iyidir.

Rüyamı anlattığım kişi rüyayı kötüye yorumlarsa ne yapmalıyım?

Bir yorumun sizi kaygılandırması, onun doğru olduğu anlamına gelmez. Rüyaların geleceği bildirdiğine dair bir kanıt yoktur; kendi bağlamınızı ve duygularınızı düşünmek, başkasının yorumundan daha açıklayıcı olabilir.

İlgili semboller

Kaynakça

  1. Schredl, M.; Schawinski, J. A. (2010). Frequency of dream sharing: The effects of gender and personality. American Journal of Psychology, 123(1), 93-101. Kaynağa git
  2. Olsen, M. R.; Schredl, M.; Carlsson, I. (2013). Sharing dreams: Frequency, motivations, and relationship intimacy. Dreaming, 23(4), 245-255. Kaynağa git
  3. Blagrove, M.; Hale, S.; Lockheart, J.; Carr, M. ve ark. (2019). Testing the Empathy Theory of Dreaming: The Relationships Between Dream Sharing and Trait and State Empathy. Frontiers in Psychology, 10, 1351. Kaynağa git
  4. Blagrove, M.; Lockheart, J.; Carr, M.; Basra, S. ve ark. (2021). Dream sharing and the enhancement of empathy: Theoretical and applied implications. Dreaming, 31(2), 128-139. Kaynağa git
  5. Edwards, C. L.; Ruby, P. M.; Malinowski, J. E.; Bennett, P. D.; Blagrove, M. T. (2013). Dreaming and insight. Frontiers in Psychology, 4, 979. Kaynağa git
  6. Çelebi, İlyas; Uludağ, Süleyman. "Rüya", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 35 (2008). Kaynağa git
  7. Diyanet İşleri Başkanlığı, Hadislerle İslâm, c. 1, s. 469. Kaynağa git
  8. Diyanet İşleri Başkanlığı, Hadislerle İslâm, c. 1, s. 465. Kaynağa git
  9. Diyanet İşleri Başkanlığı, Hadislerle İslâm, c. 1, s. 471. Kaynağa git
  10. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an-ı Kerim Portalı, Yûsuf suresi 4-6. ayetlerin tefsiri. Kaynağa git

Bu yazı Rüya Nedir Yayın Kurulu tarafından hazırlanmış, en son tarihinde gözden geçirilmiştir. Hata ya da eksik bildirin.

Aynı konudan: Rüya Günlüğü & Pratik

Tümü